1 Şubat 2016 Pazartesi

BATMAN: YENİ DÜNYA


   Daha önce orjinalini okuduğum için alıp bir kenara bıraktığım Yeni Dünya'yı dün okuma fırsatım oldu. Bu aralar Batman okumaya başlayınca okunacak ve yazılacak çok şey çıkacak anlaşılan. Öncelikle bu kitap ile Batman'i ülkemiz sınırlarından içeri sokan JBC yayıncılığa ve sevgili Ertan'a buradan bir kez daha teşekkür ile başlayalım. Kaliteli baskı, güzel bir tercüme, iyi çizimler. Ama....
    Her farklı evren bize kahramanın orijini üzerinde yeniden oynama şansı vermekte. Geoff Johns burada bunu yakalamış. Ve çöpe atmış. Belediye başkan adayı Thomas Wayne. O kadar mükemmel ve saf biri ki politik bir yarış içindeyken koruma almadan gecenin bir yarısı ailesi ile sinemaya gidebiliyor. Hakkında ölüm tehditleri olduğu için savaş arkadaşı Alfred'i yardıma çağırıyor, ama uyarılarına kulak asmayıp seçimden sonra bakarız diye savsaklıyor. O zaman neden yardıma çağırdın dostunu?
    Peki Bruce? Bu kadar mükemmel bir anne babanın bir o kadar şımarık çocuğu. Sinemada ışıklar kesilince ille de film izleyeceğim deyip olay çıkaran, sokakta çarptığı adama "İstediğimi yaparım ben Gotham'ın en zengin ailesinin oğluyum" diyebilen bir velet. Bu şımarıklığının sonucu olarak ta trajedi husule geliyor.
    Sonra ne yapıyor? Sanırsınız yıllarca hazırlanıyor. Hayır. Alfred'den bir şeyler öğrenip damlara çıkıyor ve çuvallıyor. Zaten amacı da adalet sağlamak değil. Sadece ailesinin ölümlerinin intikamını almak. Neyse ki kitabın sonunda biraz toparlıyor da Batman efsanesi yoluna giriyor.
    Benim için Batman'in suçla savaşında en büyük yardımcılarından biri Alfred uşaklıktan sıyrılmış, eski bir savaş gazisi olmuş. Sırıtıyor mu? Biraz. Ama idare ediyor.
    Ama bir diğer göze batan kişi James Gordon. Yıllarca duruşu ile, suçla savaş yüzünden ailesini kaybetmesi ve kişisel trajediler yaşamasına rağmen ayağa kalkabilmesi ile hep saygı duyduğumuz Gordon, Gotham mezbelesinde suçlular tarafından sindirilmiş, olayları görmezden gelen, durmadan kızına geceleri sokağa çıkma diyen bir sünepe. Ne zaman kızının başı derde giriyor, o zaman harekete geçmeye karar veriyor. 
   Harvey Bullock'a  gelince... Batman evrenindeki donut düşkünü, şişman, serseri polisten tamamen zıt bir karakter var karşımızda. Medyatik bir kişiliği olan, Gotham'da yeni bir başlangıç peşinde olan ama Gotham'ın gerçek yüzü ile karşılaşınca darmadağın olan bir karakter Bullock. 
    Kısacası Geoff Johns'un yazar olarak bazı işlerini sevsem de Yeni Dünya bence olmamış. Bunca yıllık bir efsanenin orijin öyküsü bu kadar kötü olmamalı. Önünde o kadar başarılı örnekler varken (Mesela Year one) sen kalk bunu yaz. Çok sert olmasa boş verin okumayın. Okunacak ÇOK daha güzel Batman öyküleri var diyeceğim.
    Son olarak umarım ikinci kitap böyle saçma olmaz. Aslında temel atılıp kahraman doğru yola sokulduğuna göre zaten olmamalı.
    Neyse şimdi susup ikinci cildin gelmesini bekleyelim.
    Sevgiler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder